KATARAKT AMELİYATI

Günümüzde katarakt ameliyatı iğne yapılmadan sadece damla ile uyuşturularak lokal anestezi altında yapılmaktadır.  Hastanın hastanede kalmasını gerektirmeyen,  günübirlik gelip gittiği, aynı gün gözün görmeye başladığı, kısa süren, ağrısız, acısız, hasta için rahat geçen bir ameliyattır.

Kataraktlaşan, şeffaflığı kaybolan mercek, gözün içinde ses dalgaları ile eritilip alınır. Bu yönteme FAKO adı verilir. FAKO yöntemi ile göz içinde  eritilip alınan merceğin yerine hasatanın görme konforunu artıracak göz yapısı ve derecelerine uygun yapay mercek konulur.

MULTIFOKAL GÖZ İÇİ LENS TEDAVİSİ

Katarakt ameliyatlarında, multifokal göz içi lensleri uzak ve yakını görmek isteyen hastalar için çok önemli teknolojik bir gelişmedir. Hipermetrop, miyop, astigmat, presbiyop kişiler yeni gelişen mercek teknolojileri ile gözlüklerinden kurtulabilirler. Bu lensler hastaların günlük aktivitelerini rahatça yapmasına olanak sağlar. Merkezimizde kullanılan yeni jenerasyon lensler çok kısa sürede gerçekleştirilen bir operasyonla hastanın göz içine yerleştiriliyor. Standart katarakt ameliyatlarında ne yapılıyorsa multifokal lens ameliyatlarında da aynı işlemler uygulanır. Katarakt ameliyatlarında hastanın göz içinde bulunan doğal mercek çıkartılarak yerine gözün içyapısında uygun ve hastanın net görmesini sağlayan bir mercek yerleştirilir. Bu cerrahi de  hastanın gözüne hem yakını hem uzağı çok rahat görebileceği göz içi mercek yerleştirilir.

Multifokal Göz İçi Mercekler

Tıp dilinde presbiyopi olarak adlandırılan ve 40-45 yaş sonrası kişilerde ortaya çıkan yakın görememe probleminde gözlüğe ihtiyaç duymadan okuyabilmek, günümüzde göz sağlığındaki yeni teknolojiler ile mümkün olabilmektedir.

Katarakt ameliyatlarında, multifokal göz içi lensleri uzak ve yakını görmek isteyen hastalar için çok önemli teknolojik bir gelişmedir. Hipermetrop, miyop, astigmat, presbiyop kişiler yeni gelişen mercek teknolojileri ile gözlüklerini çıkarabilirler. Bu lensler hastaların günlük aktivitelerini rahatça yapmasına olanak sağlar.

Merkezimizde uygulanan yeni jenerasyon lensler çok kısa sürede gerçekleştirilen bir operasyonla hastanın göz içine yerleştiriliyor. Standart katarakt ameliyatlarında ne yapılıyorsa multifokal göz içi mercek ameliyatlarında da aynı işlemler uygulanır.

Katarakt ameliyatlarında hastanın göz içinde bulunan doğal mercek çıkartılarak yerine gözün iç yapısına uygun ve hastanın net görmesini sağlayan bir mercek yerleştirilir.

Multifokal göz içi merceklerinde ise hem yakını orta mesefeyi hemde uzağı net olarak gösteren mercek yerleştirilir. Son yıllarda yeni tasarımlar ile birlikte daha da gelişen çok odaklı mercekler merkezimizde de uygulanmakta, hastaya yakın – orta ve uzak mesafede konforlu bir yaşam fırsatı sunmaktadır.

Göz Çevresi Estetiği (Oküloplasti)

Oküloplasti, göz kapakları, gözyaşı yolları, orbita (göz çukuru) hastalıklarıyla ilgilenen ve bunların cerrahi tedavisi ile alakalı olan göz bilimidir.

Yaşa bağlı olarak göz kapakları ve çevresinde bir takım değişiklikler olur. Bunlar gözaltlarında ve üstlerinde torbalanma sarkma diye belirtilen kırışıklıklardır. Tedavi şekli cerrahidir.

Göz kapağı düşüklüğü (Pitozis): Göz kapağı hastalıklarının en sık rastlanan şekli ‘’pitozis’’ dir. Kalıtımsal veya doğuştan olabileceği gibi yaşlanma veya travmaya bağlı olarak sonradan da ortaya çıkabilir. Göz kapağı düşüklüğü sadece estetik bir sorun değildir. Bu durum çocuklarda ve erişkinlerde farklı rahatsızlıklara neden olabilir. Çocuklarda ptozis göz tembelliği, şaşılık, göz bozukluğu ile birlikte olabilmektedir. Tedavisi ameliyattır. Eğer göz kapağını kaldıran kasın bir miktar fonksiyonu var ise bu kası güçlendirmeye yönelik cerrahi uygulanır. Erişkinlerde ise göz tembelliği yapmaz ancak göz bebeğini örterse görmeyi bozar, yorgunluk ve sosyal problemlere neden olur.

Göz Altı Torbası (Blefaroşalazis/Dermatoşalazis) : Yaşla birlikte ve yapısal nedenlerle üst göz kapağında sarkmalar ve alt göz kapaklarında torbalanmalar oldukça sık görülen bir durumdur. Bu durum sadece estetik bozukluk yapmaz, hastaların görmesini olumsuz etkileyerek günlük hayatlarında da rahatsızlığa neden olabilir. Düşük ve sarkmış üst göz kapağı ve şişmiş gözaltı torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bazı kişilerde sarkık göz kapakları ya da belirgin gözaltı torbaları genetik olabilir ve çok genç yaşlarda bile oluşabilir. Tedavi cerrahidir. Genellikle lokal anestezi altında yapılır aynı anda üst göz kapakları veya hem alt hem üst göz kapakları birlikte ameliyat edilebilirler. Hastanede yatmaya gerek yoktur, ameliyattan sonra 24 saat soğuk (buz torbası ile) uygulaması yapılır. Antibiyotikli damla ve pomad tedavisi ile 1 hafta içinde hasta normal hayatına dönebilir.

Göz Çevresi Kırışıklığı: Gözlerimizin etrafında var olan oldukça küçük ve aslında derin kırışıklıklara kazayağı adı verilmektedir. Göz çevrenizdeki kaz ayakları ilerleyen yıllarda daha derin ve daha belirgin bir hal alıyorsa hem yüz egzersizleri hem de medikal müdahaleler ile durdurulabilir. Göz çevresi kırışıklıkları kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kimi kişilerde 20’li yaşlar da başlayan göz çevresi kırışıklıkları kimi kişilerde ise 30’lu yaşların sonlarına doğru belirmektedir. Tedavisinde yüz egzersizleri ve botoks enjeksiyonları uygulanabilir.

Kaş Kaldırma: Kaşlar yüz ifadesini son derece etkileyen uzuvlardır. Zamanla yaşın ilerlemesine bağlı olarak, alın bölgesindeki hareketlilik, hassas yapıdaki kaşların düşmesine ve göz kapaklarında sorun yaşamasına neden olur.  2 kaş arasındaki belirginleşen çizgiler, çatık kaşlı ifadesiyle, her zaman sinirli ve sert bir yüzle dünyaya bakmanıza neden olmaktadır. Aynı zamanda yorgun ve cansız bir yüz ifadesi veren kaş düşüklüğü, bugün orta yaşlı hemen herkesin şikâyetçi olduğu estetik sorunlardan bir tanesidir. Kaş, alın ve göz bölgesi birbirinden ayrılmayan ve konum itibariyle yakınlıkları sebebiyle aynı anda yıpranan bölgelerden, bu sebeple, kaş kaldırma ameliyatı çoğunlukla üst göz kapağı estetiği ve alın estetiği ile kombine edilerek yapılması tercih ediliyor.

Botox: Clostridium Botulinum isimli bakteriden elde edilen bir toksindir. Uygulandığı bölgedeki kasların sinirler tarafından uyarılmasını engelleyerek geçici bir felce neden olmaktadır. Uygulama alanları olarak

-Ciltteki ince kırışıklıkların giderilmesi

- Göz çevresi (Kaz ayakları) kırışıklıklarının giderilmesi

-Kaş ve alın çizgilerinin giderilmesi

-Dudak üstü ve çevresi kırışıklıkların giderilmesi

-Kaş kaldırma

-Koltuk altı, el ve ayak terlemeleri

-Migren tedavisi sayılabilmektedir.

Dolgu: Göz çevresi dolgu uygulaması hyalüronik asit içerikli enjeksiyonun iğne ile cilde verilmesi sayesinde yapılır. Kaz ayakları, göz altı ve çevresindeki çukurlukların  düzeltilmesinde kullanılabilmektedir.

Vitrektomi

Vitreus, göz küresinin iç kısmını dolduran, jel kıvamında şeffaf bir dokudur. Gözün hacminin yaklaşık üçte ikisini oluşturur ve gözün anatomik şeklinin oluşmasına katkıda bulunur. Göz içi kanamalar, göz içi zar oluşumu, maküla deliği ve retina dekolmanı gibi retina ve vitreusu tutan çeşitli vitreoretinal hastalıklarda vitreusun cerrahi olarak boşaltılması gerekmektedir. Bu ameliyata da vitrektomi denmektedir.

Vitrektomi Yapılması Gereken Durumlar:

  • Şeker hastalarında görülen kanama ve retina yırtılmaları gibi diabetik retinopati komplikasyonları
  • Vitreus kanamaları (göz içi kanama)
  • Makular delikler
  • Retina dekolmanı ve yırtıklar (Gözün sinir ağı tabakasının kopması)
  • Retinada membran oluşumu (sinir ağında oluşan zarımsı yapılar)
  • Göz içi yaralanmaları
  • Daha önce geçirilen çeşitli göz cerrahi müdahalelerinde oluşmuş bazı problemler

Vitrektomi Ameliyatı

Retinal cerrahi, bir mikroskop ve gözün arkasını daha iyi görmek için kullanılan bazı özel lensler eşliğinde gerçekleştirilir. Vitrektomide sklera dediğimiz beyaz görünen tabakada mikro cerrahi kesiyle 3 giriş yapılmaktadır. Bir delikten infusion hattı ile göz içine sıvı verilir. Bu sıvı, vitrektomi ameliyatı esnasında çıkarılan vitreusun yerini alır. Diğer delikten sokulan ışık kaynağı, ameliyat sırasında göz içini aydınlatmaktadır. Üçüncü delikten sokulan vitreus kesicisi ise vitreusu küçük parçalara ayırıp yutar. Çoğu zaman sadece lokal anestezi ile göz uyuşturularak yapılır, hastanın muayene bulgularına göre bazı hastalarda ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta ameliyat bittikten sonra evine gidebilmektedir.

Vitrektomi Ameliyatı Sonrası

Ameliyat sonrası ilk gün kontrolüne kadar göz kapalı kalır. Anestezi nedeniyle göz kapakları göz kırpma işlemini gerçekleştirmeyebilir. Dolayısıyla anestezi etkisi geçip tekrar göz kırpma işlemi gerçekleştirilmeye başlayana kadar gözün kapalı kalması gerekir. Bandaj açıldıktan sonra gerekli damlalar kullanılmalıdır. Cerrahi sonrası ilk günler gözde rahatsızlık, ağrı, kızarıklık ve batma hissi olağan ve beklenen bir durumlardır.

Şaşılık Tedavisi ve Ameliyatı

Optik (Gözlük) Tedavi: Refraksiyon kusuruna bağlı olarak oluşur. Hasta gözlük kullanmaya başladıktan sonra şaşılık düzelir.

Kapama Tedavisi: Bu tedavi yöntemi hastanın gözünde tembellik var ise uygulanmaktadır.

Enjeksiyon Tedavisi: Kaymaya neden olan kası felç eden bir ilacın kullanılması esasına dayanır. Etkisi yaklaşık 6 ay kadardır ve daha çok sinir felcine bağlı şaşılıklar gibi özel durumlarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir.

Cerrahi Tedavi: Her yaşta en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Uyumlu olan vakalarda lokal anesteziyle yapılabilmektedir, gerek duyulduğu taktirde bu ameliyat genel anestezi altında yapılır. Şaşılığın düzeltilmesi ve gözler arasındaki paralelliğin sağlanması için muhtelif teknikler kullanılarak bu kasların güçleri arttırılır, azaltılır veya kasların etki noktaları değiştirilir. Başarı oranı çok yüksek olan şaşılık operasyonunda hastalarımız aynı gün taburcu edilmekte ve ertesi gün normal hayatlarına dönmektedir.

Glokom Tedavisi ve Ameliyatı

Glokomun tedavisi üç şekilde yapılmaktadır:

İlaç Tedavisi : En sık kullanılan tedavi yöntemidir. Glokomun ilaç tedavisinde kullanılan birçok damla mevcuttur. Bu damlalar ya gözdeki sıvının üretimini kısarak ya da çıkışını arttırarak göz içi basıncını düşürürler. Belirli aralıklarla düzenli olarak ve hayat boyu kullanılırlar. İlaç tedavisine rağmen görme kaybı artıyor ve göz tansiyonu düşmüyorsa diğer tedavi yöntemlerine başvurulur.

Lazer Tedavisi : Glokomda pek çok amaçla laser işlemi uygulanabilir.  İlk olarak; akut glokom krizi tedavisinde ve diğer gözün glokom krizine girmesinin engellenmesinde kullanılır. Gecikmeden uygulandığında bu yöntem çok başarılıdır. Açık açılı glokomda göz içinde üretilen sıvının dışa çıkışını kolaylaştırmak için lazer, süzgeç benzeri dışa akım kanallarına uygulanır. Ancak bu yöntemin etkinliği ve süresi kişiden kişiye değişir. Lazer tedavisi ile yeterli basınç düşüşü sağlanamazsa cerrahi tedavi gerekebilir.

Cerrahi Tedavi : Göz sıvısının kan damarlarına ulaştırılabilmesi için yeni bir boşaltım yolu sağlayarak göz içi basıncının düşmesi amaçlanan bir tedavi yöntemidir. Gözün beyaz tabakasında küçük bir delik açılarak yapılır. Amaç gözle göremediğimiz bu küçük delikten göz içindeki göz içi sıvısının tahliyesidir. Kesin tedavi olmakla beraber bazı hastalarda nüks olabileceğinden belli aralıklarla kontrol edilmelidir.

 

 Keratokonus Tedavi Yöntemleri ve Ameliyatı

Keratokonus tedavisi ile ilgili olarak hastalığın derecesine bağlı olarak sert lensler, CCL- CORNEAL CROSS LINKING, kornea içi halkalar (INTACS, kerraring) tedavileri uygulanmaktadır.

Sert Lensler: Başlangıç keratokonus olgularında görme genellikle gözlük ile düzeltilebilir. Ancak keratokonus ilerlediğinde gözlükler yeterli olmamakta, özel kontakt lens kullanımına ihtiyaç olmaktadır. Kontakt lensler hastalığın ilerlemesini durdurmaz, hastanın görmesini düzeltir.

CCL- CORNEAL CROSS LINKING: Crosslinking ameliyatı UVA ışığı ve riboflavin kullanılarak korneanın kollojen moleküllerine etki ederek hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik yapılır. UV-Cross linking ameliyatında korneaya riboflavin eşliğinde UVA ışığı uygulanarak, korneanın kollajen molekülleri arasındaki çapraz bağların artırılması ile korneanın direnci artırılır. Bu tedavi adeta göze verilen bir vitamin gibi korneanın yapısını güçlendirilmesine yardımcı olur. Yapılan çalışmalarda bu yöntemin, korneanın incelmesini durdurduğu, keratokonusta ilerleme olmadığı gösterilmiştir. Bu sayede kornea nakline olan ihtiyacın geciktirilebileceği veya azalabileceği düşünülmektedir.

Kornea İçi Halkalar (Intacts): Gözüne kontakt lens uymayan veya kontakt lens kullanamayan hastalarda, keratokonus ileri döneminde değilse kornea içi halka uygulaması iyi bir alternatiftir.2 adet saydam olarak izlenen yarım daire şeklindeki küçük parçalar, kornea içine lokal anestezi ile İntralase yani laser yöntemi ile saniyeler içerisinde açılan kanallara yerleştirilir. Bu halkalar kornea şeklini düzelterek mevcut kırma kusurunun azaltılabilmesini sağlar.Dışarıdan bakıldığında fark edilmez ve en önemlisi kontakt lens gibi hissedilmesi söz konusu değildir. Bu yöntemle hastanın görme kalitesi ileri seviyede artırılmış olacaktır.

 

Oküloplasti (Göz Çevresi Estetiği)

Oküloplasti, göz kapakları, göz yaşı yolları, orbita (göz çukuru) hastalıklarıyla ilgilenen ve bunların cerrahi tedavisi ile alakalı olan göz bilimidir.

Yaşa bağlı olarak göz kapakları ve çevresinde bir takım değişiklikler olur. Bunlar gözaltlarında ve üstlerinde torbalanma sarkma diye belirtilen kırışıklıklardır. Tedavisi cerrahidir.

Göz kapağı düşüklüğü (pitozis): Göz kapağı hastalıklarının en sık rastlanan şekli ‘’pitozis’’ dir. Kalıtımsal veya doğuştan olabileceği gibi yaşlanma veya travmaya bağlı olarak sonradan da ortaya çıkabilir. Göz kapağı düşüklüğü sadece estetik bir sorun değildir. Bu durum çocuklarda ve erişkinlerde farklı rahatsızlıklara neden olabilir. Çocuklarda ptozis göz tembelliği, şaşılık, göz bozukluğu yol açabilmektedir. Tedavisi ameliyattır. Eğer göz kapağını kaldıran kasın bir miktar fonksiyonu var ise bu kası güçlendirmeye yönelik cerrahi uygulanır. Erişkinlerde ise göz tembelliği yapmaz ancak göz bebeğini örterse görmeyi bozar, yorgunluk ve sosyal problemlere neden olur.

Blefaroşalazis: Yaşla birlikte ve yapısal nedenlerle üst göz kapağında sarkmalar ve alt göz kapaklarında torbalanmalar oldukça sık görülen bir durumdur. Bu durum sadece estetik bozukluk yapmaz, hastaların görmesini olumsuz etkileyerek günlük hayatlarında da rahatsızlığa neden olabilir. Düşük ve sarkmış üst göz kapağı ve şişmiş göz altı torbaları insana sürekli yorgun ve üzgünmüş gibi bir ifade verir. Bazı kişilerde sarkık göz kapakları yada belirgin göz altı torbaları genetik olabilir ve çok genç yaşlarda bile oluşabilir. Tedavi cerrahidir. Genellikle lokal anestezi altında yapılır aynı anda üst göz kapakları veya hem alt hem üst göz kapakları birlikte ameliyat edilebilirler. Hastanede yatmaya gerek yoktur, ameliyattan sonra 24 saat soğuk (buz torbası ile) uygulaması yapılır. Antibiyotikli damla ve pomad tedavisi ile 1 hafta içinde hasta normal hayatına dönebilir.

Blefarospazm (istemsiz göz kasılması): Bilinen veya tespit edilen bir sebebi olmayan bu rahatsızlık genellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir. Kozmetikte kullanılan botox bu hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Botolinum toksini kaslara beyinden gelen uyarıların geçişini engelleyerek etki eder ve bunun sonucunda kasların kasılmasını geçici olarak zayıflatır.

ARPACIK-ŞALAZYON

Arpacık göz enfeksiyonlarından biridir. Hastalık 1-2 gün içerisinde oluşur ve gözdeki batma ile belirginlik gösterir.

Erken teşhiste damlalar, antibiyotikler ve merhemlerle arpacık oluşumunun önüne geçilebilir. İlaçların tedavi edemediği kistleşmiş arpacıklarda iltihaplı keseye müdahale ederek temizlemek gerekebilir.

GÖZ KAPAĞININ İÇE DÖNMESİ(ENTROPİON)

‘’Entropion’’ göz kapaklarının içe dönmesidir. Genellikle alt kapakta görülür. Bu da göz düzeyine temas eden cildin ve kirpiklerin enfeksiyona yol açmasına sebep olur. Tedavisi cerrahidir. Tedavi edilmediği takdirde korneada hasar oluşabilir ve görme kaybına sebebiyet verebilir.

GÖZ KAPAĞININ DIŞA DÖNMESİ(EKTROPİON)

‘’Ektropion’’ göz kapaklarının dışa dönmesidir. Göz kapakları doğuştan veya sonradan dışa dönebilir. Gözlerimizin iyi görebilmesi için korneaya sürekli olarak dağıtılan gözyaşı ile ıslanması gerekir göz kapağının dışa dönmesi durumunda gözyaşı dağılımı düzgün olmaz ve gözün saydam tabakasında hasar oluşabilir. Ameliyat sürecine kadar gözün nemli kalabilmesi ve enfeksiyon oluşmaması için gözyaşı damlaları ve antibiyotikli damlalar kullanılması gerekebilir.